Almak vermektir , Vermek almaktır !

by by alerji

 

Vermek almaktır , almak vermektir demişti bir gün arkadaşım. Neyi alıp ,nasıl verecektim. Sürüp giden hayat akışında mutluluk alıp ,keyfine varmak ve ardında olana sendeki mutluluğu iletmek gibi bir döngünün içinde hayat görevim olduğunu zaman içinde aylarla süren bir maceranın içinde anlayacaktım.

Nasıl olabilirdi ki bu şartlarda mutluluk ?

Ne de olsa hayatımızın içinde alerji adında süregelen bir canavar vardı demiştim. Sanki herşeyime engel bir duvardı .Önümdeki hayalin üstüne örtülmüş bir perde demiştim alerji için.

Ancak zaman içinde önümdeki duvarında , mutluluğun üzerindeki perdenin de benim kafamda yaratmış olduğum ön yargılar ve korkular olduğunu anlamak ve kendi içimdeki benin üzerine gitmek ve mutluluğumu ertelememeye karar vermek benim dönüm noktam olmuştu.

Ne zaman mutlu olurum diye sorduğumda içimdeki ben çoktan cevabı bana yapıştırmıştı. Alerji bitince :)))) Yok canım herşey o kadar basit olsaydı etrafımdaki bunca insan bulutların üzerinde uçuyor olurdu. Öyleyse neydi. Ben kendim, mutluluğumu alerji adı altında erteleyen biriydim. Peki nasıl olurdu bu mutluluk. Önce, kafamdaki gelecek kaygısını bir kenara bıraktım. Anı yaşamak döngüsünü anlamaya çalıştım. Sabah uykumdan uyanırken sakinlik içinde kalmaya gayret ettim. İlk defa farkediyordum. Bizim sokaktaki kuşların çok güzel şarkılar söylediğini.Sabahı erken saatlerinde şehrin gürültüsü başlamadan onlar güneşi şarkılarla karşılıyorlardı. Yan odaya uzandım. Kızım tatlı tatlı uyurken onu seyrettim. İyi gelmişti.Ne çok şey değişmiti hayatımızda onunla birlikte.Bizimki uykusundan uyanır uyanmaz anne rüyamda pasta gördüm pasta yiyelim dedi. Evde ekmekte yoktu zaten 🙂 Fransız Leydi aklıma geldi. ” Ekmek bulamıyorlarsa , pasta yesinler “demişti … Kahkaham duvarlarda çınladı. Annesinin gözlerindeki cıvıltı,Duru yu şenlendirdi sanırım ki ” Hadi Anne ” diyerek mutfağı koşar adımlarla bulmuştu bile.Anın tadını çıkarmaya çalıştım. Ne var yani bu sabahta böyle yapalım kahvaltıyı. Katı kurallar çöpe gelsin değişim….

Gelen arkadaşlarımla Alerji sohbeti yapmaktan vazgeçtim. İnsanlar bana bakınca üzerime yapışmış kocaman alerji etiketini görüyorlardı artık. Anlattıkça da eskinin stresi üzerime daha da yapışıyordu. Ne oluyordu ki eskiyi anlatınca zamanı geri getiremedikten sonra. Çöpe attım huyumu. Eski tatlı sohbetlerime kaldığım yerden devam ediyordum. Birde ne olsun eski beni özlemiş olan arkadaşlarım daha sık beni görmek istemesinler mi. Bu sefer onlarsız yalnız başıma geçirdiğim günlerimde evde iki kütüphane dolacak kadar okuduğum kitapları sohbet başlığı altında toplayınca tadına doyulmaz bir derinlikte yüzerken buldum kendimi. Alerjimi hayatımda hala varlığı sürüyordu ama ruhumu ele geçirmesine müsade etmiş olmak benim kendi sorumluluğumdu ve ben artık bu sevimsiz işgalciden kurtuluyordum 🙂 Yaşasın Özgürlük çığlıkları içimden yükseldi.

Zamanla geriye dönüp baktıkça AVM lerde ne kadar gereksiz zamanlar harcamışım , gezerken gözüme ilişen gereksiz alışverişler yapmışım diye hayıflandım. Neden derseniz ? Biraz önce parkta uçurtma uçurmaktan geliyorum. Öyle hemde isim yapmış park bile değil. Bizim mahallenin parkında uçurtmamızı uçuruyoruz. Duru da scooter ile dolaşıyor etrafta. Zaman içinde ağaçları sevdik , kedileri ile konuştuk. Ne de çok çabuk zaman geçiyor bu parkta anlamıyoruz hiç. Eve döndüğümüzde temiz ve açık hava bizi acıktırdı mı ne ?  Ne yesek döngüsünde alerji bu sefer mutfakta bana pis pis sırıtıyor. Kılıcımı çektim bile . Peter Panda ki hain korsan gibi meydan okuyor bana. Sanıyor ki ben ona boyun eğicem. Blogda 150 üzerinde tarif var diyorum . Sen elindeki kılıçla artık toprak kazarsın çekil şuradan pişirmem gereken yemekler var diyerek kovalıyorum uzaklara onu.

 

“Evi hallettim ama dışardaki insanları ne yapıyorum” diyorsunuz değil mi :)))

Kimi insan var ki evvel zamandan beri bana ” sen bu çocuğa yedirmiyorsun ondan böyle , yedirsen olmaz bişi ” diyor . Kimi insanda ” verebildiğini ver , sen ne verirsen biz de sana riayet ederiz. Doktorlar bu işi biliyorlar. Sana ve doktorlara güveniyoruz. zamanla geçer ” diyorlar.Hepsi ile de görüşüyorum. Şikayet bazlı olan ilk grubu tınlamıyorum kelimenin tam anlamıyla . Herkes kendi çocuğunu büyütsün. Gerisini düşünmesin diyorum içimden. Başkalarının kıyaslamaları veya gerçekleri onların kendi dünyasını yansıtır. Benimle ilgisi yoktur. Benim nerede ve nasıl olduğumun kıyası kimse ile sürdürdüğüm bir dava değildir. Elimden gelenin en iyisini yapıyorum hepsi o kadar.etrafım ile olan kendimi açıklamaya çalışma hallerimi de terk ettim artık. Ne içimde ne de bana karşı olanlar ile mücade etmeyi bıraktım. elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Hepsi bu kadar diyerek ipin ucunu bırakmaya karar vermek beni çok rahatlattı. duruşum netleşti ve daha ikna edici oldum :))))

Besin alerjisinin aslında hayat düzenini değiştirerek zaman içinde ailenin düzeninde artı değer katacak çok yanlarını gördüm. Ben bu yazıyı yazarken kızım içerde dondurma yiyor ve babası ile iş konuşuyorlar :)) Hahahahaaaa o nereden çıktı diyeceksiniz. tabi ki biz az gezince evde daha çok zaman geçirince evde iş fikirleri beyin fırtınası kapsamında genel bir sohbete dönüştü. Herşeyi kopyalayan minik kızım sohbetimizide kopyalamış :))) Birbirimize daha çok zaman ayırır olduk. Anaokulu zamanımız gelmedi ama biz ailece spor yapmaya gayret ediyoruz. Yüzmeye gidiyoruz hep birlikte. yeme içme faaliyetlerinin az olduğu spor okulları bana oyun gruplarından daha cazip geldi. Spor dersi boyunca kimse su dışında birşey içmiyor. Benimde gönlüm rahat oluyor …

Anı yakalayıp an içinde ne yaşıyor isek ondan keyif almayı öğrendim . Bunun yüzümde yarattığı tebessümü ve içimde yaşattığım mutluluğu alıp etrafıma vermeye gayret ettiğimde gördüm ki koşulsuz şartsız sevgi ile verdiğim herşeyin bolluğu artıyor. Verilen tebessümler , yaşanılan keyifleri takip ediyor.

Hep aklımdadır ki yaşamın kendisi başlı başına mutluluk kaynağıdır.

By by Alerji , hoş geldin anın tadını çıkaran Anne …

 

Kayahanın en sevdiğim parçası Alerjik çocuğu olan tüm annelere gönderiyorum …

 

Başlarken yeni güne bir umut ,

Bir umut içimizde yaşamak

Yaşamak gönlümüzce bir ömür

Bir ömür mutlulukla

neden olmasın…

http://www.youtube.com/watch?v=ev0FjKwNkzc

 

Reklamlar

Almak vermektir , Vermek almaktır !” üzerine 2 yorum

  1. Nurgül hanım
    Yazınız bana kendimi çok iyi hissettirdi.Sizinle aynı görüşteyim.Bugün bu tarih bu saat geri gelmeyecek.Çocuklarımız bir daha şu saniyeleri yaşayamiyacak.Her anımızı dolu dolu sorunları kabul etmiş ve mücadeleden korkmadan geçirmeye çalismaliyiz.Size yazdıgınız her yazı için tarifleriniz icin herkese sergilediginiz iyi niyetli tutumunuz için çok çoook tesekkur ederim.Sizi tanidigim icin kendimi cok şanslı hissediyorum.Her anınız çocuklar kadar mutlu geçsin😘

    1. Gozlerim doldu okurken . Benim en büyük mutluluğum annelere tertemiz bir yol acabildigimi bilmek . Ben de size cok teşekkür ederim. Çocuklarımız en büyük hazinemiz. Daha iyi bakabilmek ve mutlu olabilmek umuduyls . Sevgilerimle ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s