Kategori arşivi: Bilgi ve Linkler

Alerjiyle ilgili bilgi, linkler ve kitap önerileri

Karne Hediyesi

Her düşüncenizin, herkesin görebileceği şekilde yayıldığını düşünün semaya. Çünkü gerçekten böyledir. Tüm dünyanın, her söylediğinizi duyabileceğini düşünerek konuşun. Çünkü gerçekten duyarlar. Her yaptığınız, dönüp dolaşıp sizi bulacakmış gibi hareket edin. Çünkü gerçekten bulur.    Mikhail Naimy

Biz ilk karne hediyemizi öğretmenimizden aldık. Geleceğe umut ekmek niyetiyle hazırlanmış tohum bombalarını karneleri ile birlikte hediye eden tatlı öğretmenimize gönülden teşekkürler ediyorum. Eve vardığımızda koşarak saksıya ektiğimiz güzel dileklerimiz umarım bir gün gelir tohumunu çatlatır , saksıda fidan , bahçede ağaç olur .

Dünyaya gelirken beraberimizde nasıl bir hediye ile geldiğimizi hatırlamak ve kendi potansiyelimizi hayata geçirebilmek, niyet eden herkese kısmet olsun . Bu nasıl mümkün olur görmek , deneyimlemek ve içinden güzellikler ve hayırlar ile dolu olarak geçmek nasip olsun .

Karne Hediyelerinin tüm çocukların kalbine , evimiz Dünyamızın yeşilliğine mutluluklarla dolu katkısı olsun .

#alerji dostu karne hediyesi

 

Temas ile Bulaşan alerjenler hakkında bilmek istedikleriniz

Bebeğim Alerji

Alerjenleri tanıyoruz ama  gözümüze çarpmadan önümüzde duran  bulaşma riskleri nelerdir diye öğrenmek isteyenlere kısa bir tavsiye hazırladım.

Alerjenlerin bir başkasından veya bir nesneden temas ile bulaşma riski birçok defalar ağır alerjik tepkilerin sebebi olmuştur. Alerjen ile temas ettikten sonra ellerini ve / veya ağzını yıkamayan bir kişinin elini tutan veya öpmesine izin veren alerjik bireylerde temas sonucu bulaşmadan dolayı alerjik reaksiyon görülebilir . Eğer ki çocuğunuzda anaflaksi gibi ağır tepki verme durmu söz konusu ise çocuğunuza yakın temasta bulunacak herkesin ellerini ve ağzını yemek yedikten sonra yıkamaları konusunda uyarılarda bulunmanız gerekmektedir. Çocuğunuzun arkadaşları ile nefesli flüt gibi nefesli çalgıları paylaşımında tükürük yolu ile alerjenin bulaşma riski doğabileceğinden ağır tepkiler veren bireylerin bu tür nefesli çalgı gibi alışverişlerden uzak durması tavsiye edilir.
mutfak aletleri Aynı zamanda alerjenlerin bulunduğu mutfak ve açık büfeler bulaşma riskinin olduğu alanlardır. Fritözler , tavalar , tencereler , mutfak süngeri , bıçaklar gibi kullanılan birçok meteryal alerjenlerin bulaşma riskini taşımaktadır.Metaryellerin mutlaka…

View original post 189 kelime daha

Mis kokulu Melek Annem

brunoÇiçek kokuları ile bezenmiş bir düştüm ben, annecim. Hayallerinden çıkıp kucağına vardığım yolda kalbinin ışıltısı ve yüzünün gülen güneşi olmaya niyet ettim. Gözlerinin içine derinlere baktığımda, yüzüm açar bir çiçek gibi gülümserim neşeyle.Kucağının sıcaklığı tenimi sarar, güvenle uykulara daldırır beni.

Bugünlerde hayallerinden biraz uzak bir yaşam sürüyoruz biliyorum. Bebeğin için herşeyin en güzeline niyet eden melek annem benim.Alerjiyle sınanıyoruz bugünlerde. Sofralarımız değişiyor , telaşını görüyorum.Doktorların en iyisini , sofraların en güvenlisini ara oldun . Hayat beni mutlu ve rahat ettirsin diye verdiğin emeğin en güzellerini yakında birlikte toplayacağız annecim.

Bir sabah senin çiçekler gibi mis kokulu düşlerine uyanacağız hep beraber. Hayallerindeki sofralar evimizin tablosuna dönüşecek. Birlikte misafir olduğumuz evlerde ikramlara evet diyeceğiz yüzümüz gülerek.Okulda , denizde , piknikte ve daha bir çok yerde hazırlanan lezzetlerin müdavimi olacağız.

Dünyanın bolluğunu ve bereketini kucaklayacağız canım annecim.

Sil gözyaşlarını , güleceğimiz günler pek yakında.

Resim : Bruno Di Maio

Anne Sütünün Önemi

 

moms-feedingAnne sütü, yeni doğanda optimum büyüme ve gelişme için gerekli olan tüm sıvı, enerji ve besin ögelerini içeren, biyoyararlılığı yüksek, sindirimi kolay, doğal bir besindir. Anne sütü ve emzirmenin, başta beslenme olmak üzere, sağlık, bağışıklık, gelişimsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönden bebek ve anne için pek çok sayıda yararları vardır. “ Anne sütü, bebeklerin enerji ve besin ögeleri gereksinimlerinin ilk 6 ayda tamamını, 6-12. ayda yarısını, 13-24 aylar arasında ise üçte birini karşılar. ” Anne sütünün, bebek beslenmesindeki önemi bileşimi ve özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

Anne Sütünün Bebek Açısından Yararları

  • Her zaman steril ve bebeğe uygundur.
  • İçeriğinde bulunan besin ögeleri, bebeğin tüm gereksinimlerini karşılar.
  • Bebeğin duyusal, bedensel, bilişsel ve zeka gelişimini destekler.
  • Anne sütü, enfeksiyonu önleyen çok sayıda bağışıklık ögeleri (IgA, IgG, IgM, prebiyotik ve probiyotik özelliği, canlı hücreler vb.) içerdiği için bebeği ishal, zatürre, orta kulak iltihabı, idrar yolu vb. enfeksiyon hastalıklarından korur, solunum yolu ve sindirim sistemi enfeksiyonlarının görülme oranını düşürür.
  • İlk 6 ay sadece anne sütüyle beslenme, ishal ve zatürre kaynaklı bebek ölümleri riskini azaltır. • Hastalıklardan iyileşmeyi hızlandırır.
  • Ani bebek ölüm sendromu görülme riskini azaltır.
  • Astım, egzama ve alerjik hastalıklardan korur.
  • Çocukluk, adölesan ve erişkin dönem obezite riskini azaltır.
  • İleri yaşlarda görülen tip II diyabet, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon ve inme riskini azaltır.

 

Anne Sütü/Emzirmenin Anne Açısından Yararları 

  • Emzirme, anne ile bebek arasındaki duygusal bağı güçlendirerek sevgi dolu bir ilişkiyi başlatır. Emzirmek anne için doğal bir sakinleştiricidir.
  • Emzirme, uterusun (rahim) hızla eski haline dönmesine yardımcı olarak anneyi aşırı kan kaybından ve dolayısıyla anemiden korumaktadır. Doğumdan sonra annenin hızlı iyileşmesine yardımcıdır.
  • Emzirme, meme kanseri, over (yumurtalık) kanseri ve endometrium (rahim iç tabakası) kanseri riskini azaltmaktadır.
  • Emzirme, gebelikler arası süreyi uzatarak doğal bir gebelikten korunma (kontraseptif) yöntemidir.
  • Süt üretimi için vücut yağ dokusu kullanıldığından annenin gebelik öncesi vücut ağırlığına dönmesi kolaylaşmaktadır.
  • Annenin sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmesini sağlar. Emzirmenin Toplumsal (Sosyal/Ekonomik) Yararları
  • Sağlık harcamaları azalır.
  • Çocuk hastalıklarının tedavisindeki iş gücü azalır.
  • İş günü kaybı azalır.
  • Bebek beslenmesine ilişkin harcamaları azaltarak, aile ve ulusal düzeyde ekonomiye katkı sağlar.

 Anne Sütünün Özellikleri ve Bileşimi

Anne sütü bileşiminin en önemli özelliği bebeğin yaşına (gebelik haftasına göre erken veya zamanında doğmuş olması) ve durumuna (düşük veya normal doğum ağırlığına) uygun değişim göstermesidir. Doğumdan ilk bir aya kadar olan dönemde anne sütü- nün bileşimi, bebeğin sindirim sistemine uygun olarak farklılık göstermektedir. İlk günlerde salgılanan anne sütü (kolostrum) daha kıvamlı, protein içeriği yüksek, laktoz ve yağ miktarı düşük, sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum gibi mineraller ile bebeği enfeksiyonlardan koruyan antikorlar yönünden zengindir. Kolostrum, hastalıklardan koruyucu ve bağışıklık sistemini güçlendirici maddeler (Sekretuvar Immunoglobulin-A, laktoferrin, makrofajlar, T ve B lenfositleri gibi) ve barsağın olgunlaşmasını sağlayan epidermal büyüme faktörü, alerji ve intolerans oluşmasını önleyen büyüme faktörlerini içermektedir. Kolostrum, 6-15 gün arasında geçiş sütü şeklini alır, genellikle 15. günden sonra olgun (matür) süt özelliğini taşır. Anne sütü ilk günler 40-50 mL kadar salgılanırken, on beşinci güne ulaşıldığında bu miktar 700-800 mL’ye çıkmaktadır.

“ Anne sütü salgılandığı döneme ve bileşimine göre;

  • Kolostrum (Ağız sütü): Doğumdan sonra ilk beş gün boyunca salgılanan süttür.
  • 2- Geçiş Sütü (Transitional): Kolostrumdan sonra 6-15. günler arasında salgılanan süttür.
  • 3- Matür Süt (Olgun) : On beşinci günden sonra salgılanan süttür. ”

 

 Anne sütündeki besin ögelerinin miktarı;

Emzirme süresince bireyler arasındaki biyokimyasal farklılıklara, alınan diyetin içeriğine, emzirme (laktasyon) dönemlerine ve emzirme zamanının uzunluğuna göre değişebildiği için anne sütünün makro ve mikro besin ögeleri miktarları oldukça geniş bir dağılım göstermektedir. Anne sütü; yağda ve suda çözünebilen 200’den fazla bileşik madde içeren kompleks bir bileşiktir. Anne sütünün genel olarak besin ögeleri bileşimi (yaklaşık değerler) Tablo 4’te gösterilmiştir. Anne sütünde karbonhidratların çoğunluğunu laktoz (süt şekeri) oluşturmaktadır. Laktoz enerji sağlamanın yanında kalsiyum, magnezyum gibi minerallerin emilimini arttırır ve beyin gelişiminde rol oynar. Ayrıca laktoz anne sütünde bulunan diğer karbonhidrat türü olan oligosakkaritlerle birlikte bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin (Laktobasillus ve bifidus aileleri) çoğalmasını uyararak bebeği enfeksiyonlara karşı korur. Anne sütü proteinlerinin çoğunluğunu laktoalbümin ve laktoglobülin gibi küçük moleküllü (whey protein) proteinler oluşturmaktadır. Bu nedenle sindirimi kolay ve biyoyararlılığı yüksektir. Anne sütündeki protein, bebeğin sindirim sisteminde kayba uğramadan %100 kullanılan örnek proteindir. Ayrıca anne sütünde yine protein yapısında olan immünoglobulinler, laktoferrin, bifidus faktörü, interferon vb. antienfektif özellikler gösteren pek çok öge bulunmaktadır. Anne sütünün enerjisinin yaklaşık yarısı yağlardan gelmektedir. Anne sütünün çoklu doymamış yağ asitlerinden zengin olması, miyelinizasyon, retinal fonksiyonlar ve hücre çoğalmasının, dolayısıyla beyin ve görme işlevinin istenilen düzeylerde olmasını sağlamaktadır. Anne sütünde potasyum, sodyum, kalsiyum serbest iyonlar olarak, diğer mineraller de kompleks bileşikler halinde bulunmaktadır. Demir ve çinkonun anne sütündeki miktarı az olmakla birlikte emilimi yüksek olduğu için biyoyararlılığı yüksektir.

Öneriler

  • Emzirmeye doğumdan sonra ilk yarım-bir saat içinde başlanmalıdır.
  •  Emzirmeden önce bebeğe hiçbir şey verilmemelidir.
  • Süt üretimini arttırmak için bebekle anne aynı odada olmalı ve emzirme hemen başlatılmalıdır.
  • Bebeğin emmesi süt yapımını uyararak, annenin daha fazla süt salgılamasını sağlar.
  • Emzirme sıklığı ilk ayda bebeğin isteğine göre ayarlanmalı, herhangi bir saatli program uygulanmamalıdır.
  • Emzirmeye ilk 6 ay sadece anne sütüyle, daha sonraki dönemde tamamlayıcı besinlerle birlikte 2 yıl devam edilmelidir.
  • Anneler bebeklerini anne sütü ile besleyebilecekleri konusunda inan – dırılmalı, cesaretlendirilmeli, motive edilmeli ve bilgilendirilmelidir.
  • Annenin süt verimini attırmak için özgüven kazandırıcı yakınlık ve ilgi gösterilmeli, emzirme ile ilgili sorun varsa çözülmelidir.
  • Emzirme tekniği ya da emzirmeden kaynaklanan herhangi bir soruna sahip olan anneye emzirme danışmanları ve sağlık profesyonelleri destek olmalıdır.
  • Anne, emzirme dönemine uygun, yeterli ve dengeli beslenmeli, besin değeri yüksek (taze sıkılmış meyve suları vb.) bol sıvı tüketmelidir.
  • Anne sütünün bileşimini etkileyen faktörlerin başında annenin beslenme şekli ve alışkanlıkları gelmek – tedir. Bu nedenle, annelere gebelikte ve emzirme döneminde beslenmenin önemi vurgulanmalı, diyetlerindeki farklılıkların sütlerine yansıyacağı, dolayısıyla bebeklerin büyüme ve gelişimlerini etkileyeceği konusunda eğitilmeleri, gerekmektedir.
  • Bebekler anne sütü ile beslendikleri dönemde büyüme ve gelişme açısından mutlaka izlenmelidir.

Kaynak : Türkiye’ye Özgü Besin ve Beslenme Rehberi – Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Anne Sütü ve Emzirme

gustav-klimt

Anne Sütü ve Emzirme

  • Tarihsel Olarak Anne Sütü Kullanımı
  • Anne Sütü /Emzirmenin Bebek ve Anne İçin Yararları
  • Besin Değeri Yönünden Anne Sütü
  • Kolostrum ve Özellikleri
  • Mature (olgun) Anne Sütü ve Özellikleri
  •  Mature (olgun) Anne Sütünün Enerji ve Besin Ögeleri Bileşimi
  •  Anne Sütünün Enerjisi
  •  Anne Sütünün Proteini
  • Anne Sütünün Karbonhidratları
  • Anne Sütünün Yağı
  •  Anne Sütünün Vitamin ve Mineralleri
  • Anne Sütünün Antienfektif Öğeleri
  • Anne Sütünün Üstünlükleri
  • Emzirmede Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Emziklik Kadınlar İçin Gerekli Günlük Besin Tüketim Miktarları
  • Emzirmenin Kesilmesi Gereken Durumlar
  • Emzirmenin Geçici Olarak Kesilmesi Gereken Durumlar
  •  Emzirmenin Kesilmesi Gerekmeyen Durumlar

 

Yukarıda belirtilen içeriklere ait tüm detayları T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Obezite Diyabet ve Metabolik Hastalıklar Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan siteye ait anne sütü bölümünden okumak için lütfen linke tıklayınız.

Mevsim Çarkı

mevsim_carki-608x600

Geçen aylarda arkadaşımın evinde gördüm mevsim çarkını . Renkli çıktısını alıp buzdolabına asmış. Her sebze ve meyveyi mevsiminde tüketmeye özen gösteriyorum demişti.

Slow Food a ait Mevsim Çarkı ile mevsiminde sebze ve meyvelerimizi düzenlediğimizde neler oluyor ?

Mevsiminde yetişen sebze ve meyveler , her zaman daha lezzetlidirler. Doğal ortamlarda tarım ilacı kullanılmadan ve doğal tohum kullanılarak tüketilenler , organik yöntemler ile yetiştirilenler vitamin ve mineral deposudurlar.

Yerel ürünler ise uzaklardan gelen ürünlerden her zaman daha taze ve daha diridirler.

Mevsimsel  sebzelerin gösterildiği harikalar mutfağına ait diğer bir tabloyu görmek için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız ;

Harikalar Mutfağı Mevsimine göre sebzeler tablosu 

 

 

Besin Alerjileri Üzerine Bir Hikaye

saraya fındık yok

Küçük Sara, bir sabah fıstık ezmeli tost yedikten sonra ağzında ve ellerinde karıncalanmalar hissediyor. Çeşitli testlerden sonra sadece yerfıstığına değil, aynı zamanda fındık, ceviz, soya, süt ürünleri ve yumurtaya da alerjisi olduğu ortaya çıkıyor. “Sürpriz!” diye bağırarak karşıladı annem okuldan döndüğümde. “Hiçbir sorun yaşamadan yiyebileceğin bir çikolata ve dondurma buldum. Üstelik pirinç sütü de var.” “Böğ… İğrenç!” diye yanıtladım. “En azından tadına bak Sara! Bu sütü püre, kurabiye ve pasta yaparken kullanabilirim.” Burnumu sıkıp bir yudum içtim. Vay canına! Annem haklıydı… Bu süt gerçekten de çok lezzetliydi. Vanilya tadı vardı.

“Gerçek hayattan hikâyeler” dizisi, farklı duygu ve durumlara odaklanıyor. Çocuklara, yaşadıkları sorunlar karşısında yeni pencereler açabilecek resimli hikâyelere yer verilmesinin yanı sıra ebeveynlere ve eğitimcilere yönelik bilgilendirici bir bölüm de bulunuyor.

Yapı Kredi Yayınlarına ait kitapta Sara nın dilinden ve bakış açısı ile besin alerjisinin çocuk üzerindeki etkilerini , ailenin çocuk ile birlikte yaşamı nasıl düzenlediğini net bir dil ile görebiliyoruz.

Kitabın sonunda Ailelere ve eğitimcilere ayrı bir kısım bulunuyor ki çok kıymetli ; Çocuğunuzun besin alerjisi ile hayatının süreçlerinde ona nasıl yaklaşmalıyız , duygu gelgitlerini nasıl kontrol etmesine yardımcı oluruz , sorumluluğunu almasında ona yaklaşımımız nasıl olmalıdır gibi bir çok konuya dair eğitim kitabı niteliği taşıyor.

Ailelerin kitabı çocuklarına yardım için önce kendilerine satın almalarını önemle tavsiye ederim. Çocuğunuz ile ilgilenen bakıcı / aile bireyleri / öğretmen gibi bireylerede kitabı okuduklarında çocuğunuzun alerjisini daha net anlayabileceklerini ve bu konuda nasıl yakşalımda bulunabilecekleri konusunda yardımcı olacağına inanıyorum.

Kitabın yazarları ; Sylvie Louis ve Romi Caron a ve ayrıca Türkçeye çeviren ; Yalçın Varnalı’ya teşekkür ederim .

Hayatın Yap Bozu

10393926_745905085497723_5976142310684911096_nNe zaman problemlerin cevabını getiririz , işte o zaman bilmediğimiz bir alandan yeni bir problem ile karşımıza çıkar hayat .

Önümüze gelen sorulara bize uygun en güzel cevabı bularak hayatımızı güven ve huzur içinde geçirmeye çabalar ve yaşam sevincine yer açarız.

Bazı anlar gelir ve çabalamanın sizi yorduğunu düşündüğünüz o an , dalgaların arasında boğuşan size  bir el uzanır.

Uzanan ele baktığınızda kalbin samimiyetini ve iyi niyetini o avucun içinde okursunuz. Hayatımda,  bu ellerin sahiplerinden sadece biridir Ceylan.

Kızımın besin alerjisinden sonra kendisininde çocukluğunda süt , yumurta ve akar alerjisi yaşadığını öğrendiğim arkadaşımın bu sabah bana gönderdiği bir videoyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Keyfimi yeniden parlatmama yeten bir paylaşım oldu bu video.

Martin Von Barabü ye ait Hayatın Yap Bozu isimli videonun içinde kendi alerji ile olan yaşamınızı ve çözüm odaklı yaklaşımınızın size kazandırdıklarını bulacaksınız.

Hayatın Yapbozu – Martin Von Barabü

Yaşam boyu size uzanan tüm ellerin sevgi ve samimiyet ile iyilik vermesini dilerim.

Sevgilerimle ,

Niye Ben , Niye Bu , Neden Şimdi

hands

Bugüne kadar benimle birlikte yol alanlar bilirler insanların inançları , dilleri  veya renkleri gibi ayrımlarından öteye birbirimize ne verebiliriz , nasıl faydalı olabiliriz ve yaşamı dünyada nasıl cennet yapabiliriz diye hayata bakan ve yaşayan biriyimdir .  Yıllar içinde blog yazılarımı çevremdeki Alerjik bebek ve çocukların aileleri ile yaptığımız sohbetlere çözüm odaklı bir yanıt olmak amacı ile paylaşmış ve hatta yine Süt Proteini ve Çoklu Besin Alerjisi / Aile Destek Grubundaki annelerin tariflerini bloğa taşıyarak insanların bir şekilde tarifleri bulmasını kolaylaştırmaya gayret ettim . Yanımda durarak tariflerini , fikirlerini , çözümlerini , desteklerini ve imkanlarını uzatan her anneye , babaya , doktora ve aileye gönülden teşekkürü borç biliyorum.

Dervişe bir gün sormuşlar:

– Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?

Size farkı gösteriyim deyip, önce sevgiyi dilden kalbine indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi sofrada yerlerini almışlar. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.

Derviş şöyle bir şart koymuş:

– Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz.

Peki deyip çorbalarını içmeyi denemişler.

Fakat kaşıklar uzun geldiğinden sıcak çorbayı döküp saçmaktan hem kendilerini yakmışlar hem de ağızlarına bir damla bile götürememişler. En sonunda bakmışlar olacak gibi değil sofradan aç kalkmışlar.

Daha sonra derviş, bu defa sevgiyi gerçekten bilenleri yemeğe çağırmış. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen insanlar gelmiş, sofraya oturmuş. Onlara da aynı şartı dile getirmiş.

Her biri uzun kaşığını çorbaya daldırmış, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak çorbalarını içmişler Böylece her biri diğerini doyurmuş ve sofradan afiyetle şükrederek kalkmışlar.

Derviş sevgiyi gerçekten yaşayanların farkını soranlara;

– İşte! Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında her zaman alan değil veren kazançlıdır.

Nice Güzel Senelerimiz Olsun

amazing-photography-margarita-kareva-7

Ne yapsaydı yani kışın tüm ihtişamına ve güzelliğine rağmen karlar altında kalan yüreğini burkup kaderine boyun mu eğseydi . Yapamazdı ve yapmayacaktı. Kendine bir kez daha bunu yapamayacak kadar akıllanmıştı. Kendine ihanetinin anılarını çoktan yakmış ve küllerinden yeni bir ben dediği birini yaratmıştı. Şimdi o eski ben dediği çok sevdiği ama bir o kadarda onu okumaktan içi sızladığı benliğine sıcacık bir buse gönderdi. Bu seni çok önemsediğim bir yaşam ve bu yaşama sadece sana adıyorum dedi. Gözlerinden akan yaşta geleceğin kaygıları ve geçmişin hüzünleri ona veda etmekteydi.

Ayağa kalktı.Yüzünü toparladı ve elbisesini giyindi. Bakışlarına kendinden emin bir ifade yerleştirdi. Kalbindeki samimiyeti bir ağacın yemiş veren dalları gibi elbisesine süs olarak ekledi. Saçlarının arasına ise umudun kocaman çiçeklerini koydu.

Issız ormana benzetti yaşamını. Bu kadar ısssızlığın içinde orman perisine benzetti kendini. İnsanların vahşi arzuları ve  bu vahşiliğe karşı hükmedeceği yanları birer birer bir hayal gibi geçti önünden.

Yılın ilk kar tanesi burnunun ucuna konduğunda yepyeni bir bene yepyeni bir yıl ile merhaba dedi.

Not :Bu kadar yazı işte sadece bu resim ile aktı içime. Sanatçı Kareva Margarita ya kalbimi taçlandırdığı için çok teşekkür ederim. Resme bakarken hem kendimi hemde kalbimin içine aldığım kadınları gördüm. Yeni yılın herkese umutlar ve  güçlü kararlarını hayata geçirebilecek fırsatlar getirmesini dilerim.